VR Nedir

VR diğer adıyla sanal gerçeklik, sanal gerçeklik gözlüğüyle interaktif, sanal bir dünyanın içine girme deneyimine denir. Bu sanal dünya adı üzerine kendi dünyamızdan farklıdır ve bizi yeni bir gerçeklikle buluşturur. İçine girdiğimiz sanal dünya tıpkı kendi dünyamız gibi 3 boyutlu ve etkileşimli bir yapıya sahiptir.

VR birçok kullanım alanına sahiptir. Bu kullanım alanlarından bazıları eğlence yani çoğunlukla oyunlar, tıp, eğitim, askeri gibi alanlardır. VR teknolojisi yeni yeni gelişmekte olduğundan kullanım alanlarına dair uygulamalar henüz yeterli sayıda değildir fakat her geçen gün artmaktadır.

VR Nedir
VR Deneyimi

VR Tarihi

Sanal gerçeklikle ilgili ilk fikirsel temeller 18. yüzyılın sonlarında atılmıştır. Bu fikirsel temeller bilim kurgu eserlerinde kendini göstermiştir. Daha sonra 1935 yılında Stanley G. Weinbaum tarafından yazılan bir kısa hikayede sanal gerçeklik fikrinin biraz daha detaylandığını ve somutlaştığını görürüz. Kısa hikayede 5 duyu organını dahil eden hologram bir sistem içerisine gözlük ile girilme konseptine tanık oluruz.

Sonraki yıllarda Morton Heilig, deneyim tiyatrosu adında bir yazıyla bu konsepti tekrar ele alır ve sonrasında buna dair bir sistem geliştirir. Bu sistem bir makineden oluşur ve makinenin adı Sensorama’dır. Fakat aygıtın geliştirme sürecinde Morton Heilig yeterince destek alamadığından ve ekonomik yetersizlikten dolayı çalışmalarını durdurdu.

1968 yılına gelindiğinde ise Ivan Sutherland ilk VR gözlüğünü üretir. Her ne kadar bu ilk üretilen VR gözlüğü oldukça ilkel bir yapıda olsa da sonraki gelişmeler için ön ayak olur. 1990’lı yıllardan itibaren daha bunun gibi birçok VR gözlüğü üretilir fakat hiçbiri istenen kalitede olmaz ve hiçbirinin kullanımı yaygınlaşmaz. Çok sonraları 2011 yılında Oculus Rift ile VR dünyası tekrar canlanır ve istenen etki bu kez yaratılır.

VR Cihazları

Sanal gerçeklik deneyimini yaşamak için sanal gerçeklik gözlüğü gerekir. 3 tür sanal gerçeklik gözlüğü vardır. Bunlar telefonla çalışan sanal gözlükler, bilgisayarla çalışan sanal gözlükler ve kendi başına çalışan sanal gözlüklerdir.

Bilgisayarla çalışan sanal gerçeklik gözlükleri kablo ile bilgisayara bağlanır ve öyle kullanılır. Kablo hareket alanını kısıtlasa da bilgisayarın gücünü arkasına alan gözlük kullanıcıya çok daha gerçekçi bir simülasyon gösterisi sunar. Arayüze erişim ise kontrolcü veya kumanda sayesinde olur. Böylece kullanıcı VR deneyiminin içerisindeyken tüm ayarlamaları kendi yapabilir.

Telefonla çalışan sanal gerçeklik gözlükleri yalnızca akıllı telefon gerektirir ve kabloya gereksinim duymaz. Kablosuz, bir yere bağlı olmadan daha rahat bir tecrübe sunar. Telefon sanal gerçeklik gözlüğünün içine konur ve o şekilde kullanılır. Kullanıcı sanal gerçeklik içeriğini önceden açıp daha sonra telefonu gözlüğe koyabilir veya gözlüğü taktıktan sonra bir kontrolcü veya kumanda yardımıyla istediği içeriğe ulaşır.

Bağımsız yani tek başına çalışan sanal gerçeklik gözlükleri telefon veya bilgisayar gibi herhangi bir ek donanıma ihtiyaç duymaz. Gözlük yani VR kaskı içerisinde kendi donanımını da taşır ve tek başına hem içeriği hem görüntüyü sunar. Yine aynı şekilde kontrolcü veya kumanda ile arayüz kontrol edilir.

Her 3 türdeki VR gözlük örneklerini görmek için buraya bakabilirsiniz.

VR’ın Geleceği

Sanal gerçeklik henüz gelişmekte olan ve aynı zamanda maliyeti yüksek olan bir teknolojidir. Bilim adamlarının öngörüleri 21. yüzyılda bu alanda yapılacak bilimsel araştırmaların, yatırımların ve dolayısıyla uygulama alanlarının artacağı yönünde. Geçen zaman ve karşılaşılan sorunlar, gelişmelerin boyutlarını ve alanlarını belirleyecektir. Örneğin sanal gerçekliğin insan psikolojisi üzerinde olumsuz etkileri olabileceği olasılığı, üzerinde tartışılan problemlerden birisi. İnsanın gerçekle hayal arasında sıkışıp kalabileceği tehlikesi üzerinde de durulmakta.

Tıpkı robotların bir gün insanlara baş kaldıracağı ve insanlar üzerinde egemenlik kuracağı kaygısıyla robot teknolojisi gelişmeden çok önceleri yazılan bilim kurgu yapıtları gibi sanal gerçekliğin tehlikeleri üzerine kurgulanmış yapıtlara da rastlıyoruz. Stephen King’in The Lawn-mower adlı bilim kurgu romanı bunun somut örneklerinden birisi.

Öte yandan eğitim, teknoloji, sağlık gibi alanlarda sağlanabilecek kolaylıklar ve insanların, özellikle de engelli insanların sağlıklı bir insanmış gibi yaşayabileceği sanal yeni bir dünya fikri çok iç açıcı. Sanal gerçeklik teknolojisi tarihte defalarca kez denenip ilerleme sağlamak için ele alınan önemli bir konu ve üzerinde halen uğraşılıyor. Gerçekten de bir gün Sanal gerçeklik yeterli popülerliğe ulaştığında sonuçlarıyla binlerce yeni dünya yarayacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir